NAFAKA YÜKÜMLÜLÜĞÜ NE ZAMAN SONA ERER ?
Nafaka, boşanma sonrasında bir eşin diğerine veya çocuklarına maddi destek sağlamak amacıyla mahkeme kararıyla belirlenen ödemelerdir. Nafakanın sona ermesi, nafakanın türüne ve belirli koşulların gerçekleşmesine bağlıdır.
- Nafaka Türleri ve Sona Erme Koşulları
- Tedbir Nafakası: Boşanma davası sürecinde, mahkeme kararıyla geçici olarak bağlanan nafakadır. Boşanma kararı kesinleştiğinde tedbir nafakası sona erer ve yerine yoksulluk veya iştirak nafakası gibi kalıcı nafaka türleri devreye girebilir.
- Yoksulluk Nafakası: Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafa, diğer eşin mali gücü oranında bağlanan nafakadır. Yoksulluk nafakası, aşağıdaki durumlarda sona erer:
- Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi: Nafaka alan kişi resmi olarak evlendiğinde, yoksulluk nafakası otomatik olarak sona erer.
- Taraflardan birinin ölümü: Nafaka alacaklısı veya yükümlüsünün vefatı halinde nafaka kendiliğinden sona erer.
- Nafaka alacaklısının fiili olarak evli gibi yaşaması: Nafaka alan kişi, evlilik benzeri bir ilişki içinde yaşıyorsa, nafaka yükümlüsü mahkemeye başvurarak nafakanın kaldırılmasını talep edebilir.
- Nafaka alacaklısının ekonomik durumunun düzelmesi: Nafaka alan kişinin mali durumunda önemli bir iyileşme olursa, nafaka yükümlüsü mahkemeye başvurarak nafakanın kaldırılmasını isteyebilir.
- İştirak Nafakası: Boşanma sonrası, velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkı sağlamak amacıyla ödediği nafakadır. İştirak nafakası aşağıdaki durumlarda sona erer:
- Çocuğun ergin olması: Çocuk 18 yaşını doldurduğunda iştirak nafakası kendiliğinden sona erer.
- Çocuğun evlenmesi veya mahkeme kararıyla ergin kılınması: Bu durumlarda da iştirak nafakası sona erer.
Nafakanın sona ermesi için gerekli koşulların oluştuğunu düşünen taraf, mahkemeye başvurarak nafakanın kaldırılmasını talep edebilir. Mahkeme, tarafların mevcut durumlarını değerlendirerek karar verir.
Unutulmaması gereken önemli bir nokta, nafakanın sona ermesi için bazı durumlarda mahkeme kararının gerekebileceğidir. Örneğin, nafaka alacaklısının fiili olarak evli gibi yaşaması durumunda, nafaka yükümlüsünün mahkemeye başvurarak bu durumu kanıtlaması ve nafakanın kaldırılmasını talep etmesi gerekir.
Tüm bu süreçlerde BURSA MERKEZLİ UZEL HUKUK VE DANIŞMANLIK BÜROSU OLARAK HAKLARINIZI ÖNEMSİYOR VE HAKLARINIZI ELDE EDEBİLMENİZ İÇİN GEREKLİ TÜM HUKUKİ DESTEĞİ SAĞLIYORUZ.
SİZ DE AKLINIZA TAKILAN TÜM HUKUKİ KONULARDA ÖZLÜCE, NİLÜFER, OSMANGAZİ, ORHANGAZİ, MUDANYA, GEMLİK BAŞTA OLMAK ÜZERE TÜRKİYE’NİN HER YERİNDEN BİZLERLE İLETİŞİME GEÇEBİLİR VE DANIŞMANLIK HİZMETİMİZDEN FAYDALANABİLİRSİNİZ.
Elifnur UZEL BAYRAMOĞLU, Bursa merkezli olarak avukatlık faaliyeti yürütmektedir. Ancak, Türkiye’nin her tarafında dava ve iş takibi yapmaktadır. Gerek Bursa, İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerde gerekse Türkiye’nin çeşitli illerinde müvekkillere ait iş ve davalar avukatlık mesleğinin etik ilkeleri ve belli bir çalışma planı çerçevesinde takip edebilmektedir.